|

Siirlerim:
Öz yurdunda horlanir türkce Gönüller darlanir gördükce Ne konusacak, cocuklar büyüyünce Isimler olmus, fransizca, ingilizce
Yabanciya özenmek moda olmus Bunlari görse, ne derdi asik Yunus Yaban ellere sefer edince Barbaros Türkce nidalarla inlerdi Okyanus
Neredesin ey Kasgarli Mahmut Gelde türkcemizin elinden tut Elden gidiyor, Istanbul, Ankara, Harput Türkcem, kücülüyor, daraliyor hudut
Bizim dilimiz merhamet ask kokar Nasil olurda insan dilinden kopar Dil yasadikca, devlet, millet yasar Türkce sedalarla, kanimiz cosar
Dükkanlar, okullar… adlari hep yabanci Helal saymazlarmi türkce kazanci Yeter artik, bunlar olsun yolcu Türkcemiz kalsin bize hanci
Bizde ananedir kültürlere saygi Kendi kültürümüzden duyariz kaygi Anadilimiz türkcenin adabini Koruyacak kimse kalmadimi?
Beddua
Gözyasin sel olsun, Sürüklesin seni denize. Dönüs yollarin kapansin, Ciktigin zaman menzile.
Benim icin batan günes, Senin icin hic dogmasin. Cileyi senin kadar hak eden cilekes Aransin ama bulunamasin.
Ürkerek giderken yoluna, Adimlarin titresin. Seni insan deyipte koluna. Kimseler girmesin.
Karlar yagsin, Örtsün pislikleri. Hep sende toplansin, Su dünyanin dertleri.
Yaralarin kurumasin sizlasin. Hasret yasa bir vuslata. Azrail gelsin, canini almasin. Seytanlar gersin seni carmiha.
Yagmurlar seni yikamasinlar, Kokularin sana yoldas olsun. Seni görenler ibret alsinlar, Asklara ihanetler son bulsun.
Biz degilmiyiz
Herseye sikma canini. Ister cayini ic ister corbani. Iyi kötü bu dünyanin kahrini Cekecek biz degilmiyiz.
Bazen arabayla bazen ucakla, Gün olur kaliriz yaya. Tutulunca kara sevdaya, Sevecek biz degilmiyiz.
Haberler gelir aci tatli, Yollar uzun ve virajli. Gelince ayrilik vakti Aglayarak giden biz degilmiyiz.
Bazen cocuklar gibi kosarak. Bazen sular gibi cosarak. Bazen isteksiz, surat asarak, Gecen günleri yasayan, biz degilmiyiz.
Yagmur yagdiginda islanan, Rüzgar estiginde tozlanan, Fakirlestikce horlanan, Yerden yere vurulan, biz degilmiyiz.
Kimi kara kasli, kara gözlü. Kimi beyaz tenli, acik sözlü. Kimi cirkin ama sesi özlü. Biribirimize tas atan biz degilmiyiz.
Bosyere kalpler kiran, Hic ugruna kan akitan, Darda kaldiginda dost arayan, Vicdansiz biz degilmiyiz.
Gelecegini hic düsünmeyen, Cocuklarinin nasibini tüketen, Gün gectikce kafayi üsüten, Simdi care arayan, biz degilmiyiz.
Mali mülkü ile ögünen, Caresiz kalana gülen, Hesabina gelmeyene söven, Egoistler, biz degilmiyiz.
Her yerde namus naralari atan, Baskasinin namusuna yan bakan, Yangindan kacirilanlari satan, Ahlaksiz, kalpsiz biz degilmiyiz.
Bel veripte topragi isleyen, Olmamis meyveleri disleyen, Gelecegin analarini fisleyen, Gaddarlar biz degilmiyiz.
Bulduguyla yetinmeyen, Mevsimine göre giyinmeyen, Kendinden baskasini begenmeyen, Dünyadan habersiz, biz degilmiyiz.
Az yasasakda cok yasasakda, Geriye cok isler biraksakda, Piyango bize vursada, Zamani gelince gidecek, biz degilmiyiz.
Ruhumdaki firtina
Bir firtina esecek ruhumda, Direncim pes edene kadar. Kara bulutlarla kapli ovada, birkac nefes neye yarar.
Günes isinlari yorarlar beni. Herseyi görmek zorunda kalirim. Bana fazla gelen su bedeni, Cesaretim olsa kendim parcalarim.
Kendimden nefret ediyorum, Aydin hayaller kurdum diye. Bazen hasretim artar, aglarim. Neredesin benim yurdum diye.
Heyecanli baslayan her yolculugum, Isyana dönüstü, dönüs yolunda. Gölgelerine sivinip oturdugum. Agaclar yakildilar sobalarda.
Ilkbaharim cok kisa oldu. Simdi hep sonbahari yasiyorum. Unuttum hayal kurmayi, umudu. Cira yaktim, kisi ariyorum.
Ne zaman diz cöksem suyun basinda, Hic nazlanmaz, beni bana gösterir. Kara toprak hazir bekler pusuda Durma gel diye seslenir.
Yasamak ve sevmek
Karsinda asili bir ayna, Ayakta duran bir sen. Geceler baslayinca aydinlanmaya, Kaybolur gidersin sen.
Bütün cicekler güzeldirler. Koklandikca sirlari cözülür. Kimi cicekler hep beklenirler, Kimi cicekler icin ölünür.
Sabah olur umutlar yeserir. Kosarsin, bir asagi bir yukari. Dalga vurur deniz delinir, Hic bilen cikmaz askin sirrini.
Bütün dertleri unutturur, Bir kelime, belki bir bakis. Sevilmeyen insan kudurur. Fayda etmez ona yalvaris.
Kötülüklere kader der gecilir. Kimse sebebini düsünmez. Aci tatli serbetler icilir. Sevda yolundan dönülmez.
Yasamak sevmektir anlayana Sevdikce yasamak tat verir. Kiseye yar olmayan, bu dünyada, Sevmemek, yasamadan ölmektir.
Yinede yabanci
Ruhumda bir sikinti var, kalbimde sanci. Ne yolcu oldugumuz belli ne hanci. Ömrümüzü verdik Almanya ugruna; Hala derlerki, bu yabanci
Yeri yurdu terk ettik geldik Topragin altinda tüneller deldik. Her türlü isi verdiler bize Yinede kimseye karsi gelmedik.
Cogu bizden ögrendi paylasimi. Unuttum simdi buraya geldigim yasimi. Virane idi Almanya, ne hallere getirdik. Bizde isteriz, insanca yasamasini.
Lakin coklari döner kebap dostu. Son yillarda cogaldi, nazisi pustu. Kirkyil önce sirtimizi sivatlayanlar, Acimadan evlerimizi tutusturdu.
Nerede kirkyillik kahvenin hatiri? Yabancilar disari diye atarlar naralari. Hele bir firsat gecse ellerine, Bogazimiza dayarlar bicagi, satiri.
Bu yapilanlar bizi yipratir. Düsmez kalkmaz yalniz Allahtir. Yeter artik yazin anayasaniza. Yabanci düsmanligi yasaktir.
Deli kiz (bu kizim Sibele özeldir)
Bir dakika görmesem seni Bin defa sarilasim gelir Dogdugun günden beri vurgunum sana Seni sevmek ömür, görmemek ölmektir
Dolu dolu enerji veriyorsun bana Sayende hep genc kaliyorum Hep böyle kal, ince ve sevimli Büyümenide hic istemiyorum
Uyurken bile gülersin bazen Yüzüne baktikca kendimden gecerim Ara sira konusursun kendi kendine Gördügün rüyalari merak ederim
Yaptigin yemeklerin tadina doyamam Ne getirsen önüme acar istahimi Kollarimdan baglasam seni kendime Sabahlara kadar oksasam saclarini
Sana olan sevdam bitmez benim Her gecen gün alevler dahada yükselir Rüyamda bile mahsun halini görsem Bir paket mendil az gelir
Anliyormusun beni deli kiz Sende benim gibi sevebilirmisin Her gördügümde cagirsam seni Babacigim diye kosar gelirmisin.
Ilk askim
Hayallerim alir götürür beni Bazen uzaklara bazen maziye Ayilsamda tesiri kalir Özlem duyarim ilk sevgiliye
Adimlarim titrek olur Biter diye ömür yollari Kahrolurum düsündükce O yari saran kollari
Gizli askimdi hep öyle kaldi Bir türlü söyleyemedim Simdi yillar gecti aradan Onun gibi kimseyi sevemedim
Kimbilir su an nerelerde Arasam bulabilirmiyim Ya hic rastlayamazsam izine Hayal kirikligina dayanabilirmiyim
Hergün baska tarardi saclarini Hep yeniden vurulurdum Onu her görüsüm heyecan verirdi Yollarini gözlemekten yorulurdum
Ah cekiyorum simdi fayda etmiyor Kimbilir belki oda seviyordu Belkide ümitlendi benim gibi Gelir diye yolumu bekliyordu
Ah kader, ah Almanya Ayirdi beni ilk askimdan Hergün yeniden dogarim Bir kez gecse karsimdan
Ey ömür
Söyle bana ey ömür Bosami harciyorum seni Bak ne idin ne hale geldin Yoksa aldatiyormusun beni
Bazen umut heyecan dolarim Toz pembe görürüm dünyayi Günesli havalarda gök gürler birden Ne olur salma su kara bulutlari
Ey ömür sana isyan edemem Zaten hic gecmez aklimdan Bir tanede bana düsmeyecekmi Mutluluk denilen salkimdan
Sikismissin kas ile gözün arasina Bakiyorum sen daha dertlisin Imkanin olsa bir sefer Bu dünyaya yeniden gelirmisin
Fani dünyada milyarlarca ömür Dolasirlar karinca gibi Hesabini yaptinmi hic Dahami rahat yerin dibi
Yinede seni cok severim Cok seylere degisemem Sevdiklerimden sonra asla Ecel serbetini istemem.
Yaz yagmurlari
Yaz yagmurlari varya yavrum, Birden bosalir gök delinmiscesine. Bir bakmissin günes acmis yeniden. Sasirir kalirsin, yagmurun acelesine.
Alir götürür önüne geleni. Tarlalari, bahceleri gezer. Farkindadir yaptigi isin Benim yasamimda ona benzer.
Arasada bulutlar sarar gök yüzüne Günes gelir kovalar onlari Yaz bitip günes dinlenmeye cekilince Durmadan aglar yaz yagmurlari
Günes cikar tepeye ögle vakti Kükreyen aslana benzer Amaci belli olmayan yasamlar Bulutlarla günes arasinda gecer
Yaz yagmurlari serinletir dogayi Yagarken ezgiler söylerler Bilmezler ne zaman gelip gideceklerini Tipki benim yasamima benzerler.
Ucan kuslar
Kuslar uctular yuvadan birer birer Ucarken, biribirlerine girdiler Biz sik sik geliriz dediler Ana kuslari yillarca beklettiler
Her taraf bos, duvarlar nemli Yer toz duman, gök gizemli Bas agrisi sizlatir beyni Cay ver hanim, demli olsun demli
Bir kösede sen bir kösede ben Hic bir is de gelmez elimizden Öterek bir kus gecse pencereden Bir an da olsa, ümitleniriz yeniden
Mevsimler gelip geciyor, hizli hizli Bizim kuslar neden bukadar nazli Insan bazen yuvasini hatirlamazmi Yasli kuslara bakipta ibret almazmi
Bir haber verin bize, yeniden dogalim Yeni yeni hayaller kuralim Daha biz ölmedik, durun bakalim Siz aramazsaniz biz arayalim
Gözlerimizi kapasak, dolasirsiniz önünde Sizden ayri, ömrümüz gecer sürgünde Aci hasret dolu bu günlerde Cemalinizin gölgesi dolasir, yüreklerde
Dönün yuvaya kuslarim dönün Kalani olsun güzel gecsin ömrün Ölmeden size kavusacagimiz gün Yeniden dogacagiz, bitecek hüzün
Karadeniz
Aksam olur, gelir esrarengiz bir sis Boyun büker, uykuya yatar nergis Et, balik, raki hepsi nefis Yaz gelince cosar Karadeniz
Atlar kosusurlar toprak yolda, dörtnala Kuzulari sokmak zor olur avullara Kirlara cikarlar, coluk cocuk, ana baba Hamsi var iken yenilirmi hic baklava
Soguk sular akar oluk oluk Misafir sayilir; bizde bereket, bolluk Ne mutlu bu yaylalarda dogduk Ormanlara baktikca mutlu olduk
Edirne, Urfa, Kayseri, Malatya Bizden gitti her tarafa papatya Insanlarimiz kan verirler dogaya Namus davalari gelmez sakaya
Sarp kayalar dikmis basini gök yüzüne Mert olan sadik kalir sözüne Gitiginizde bir Karadeniz dügününe Görürsünüz, nasil olur gelenek töre
Karadenizli firtinaya sele alisiktir Devlet ile millet ile barisiktir Kepce ile verir, aldigi kasiktir Isler topragi ince ince, topraga asiktir
Gel
Günesin dogdugu yere gidelim seninle, Buzlanmis dudaklarin isinsin, acilsin Yagmurun yagdigi yeri bulacaksin bende Iyi bak, bak ki kuruyan kalbin yasarsin
Gel seninle söyle dolasalim Ne yapacagimizi, nereye gidecegimizi bilmeden Bizde yasamanin tadini alalim Zaman denilen sey gecmeden
Seviyorsak cekecegiz elbet kahirlari Bu bizi bize daha siki baglar Ya, sel gelirde giderse sabir taslari Kurumaz birdaha acilan yaralar
Gel, istersen oturup mehtabi seyredelim Derince deselim bize ait maziyi Istersen bu diyarlari terk edelim Yanimizda götüreceksek sevgiyi
Ruhum okadar yorgun ki Cenneti vaat etseler fayda etmez Yeter artik gel ey sevgili Sen orada ben burada bu hayat bitmez
Özledim Arabadan inip ata binmeyi Cola yerine eksi ayran icmeyi Yirmi yasindakiler gibi güresmeyi Yaz kis siril siril akan cesmeyi Özledim.
Yagmur sularinda islanmayi Agac kovuklarinda saklanmayi Findik dallarinda sallanmayi Dedem tarafindan azarlanmayi Özledim.
Bizi cocuklari gibi koruyan, seven Bütün bildiklerini ögreten Gittigi yerde saygi, sevgi gören Simdi degeri bilinmeyen, ey ögretmen Seni özledim.
Boya istemeyen kara lastigi Suyu isitmayan kerpis testigi Yardimlasma örnegi imeceyi Kokusu dahi karin doyuran, misir ekmegi Seni özledim.
Üc kisinin kucaklayamadigi Fistiklarinin tadina doyum olmadigi Tepesine kimsenin ulasamadigi Ormanlarimizin krali, gürgen agaci Seni özledim.
Üc dört gün süren dügünleri Yaylalari süsleyen sürüleri Günlerce cift süren öküzleri Otuz yil önceki Fizmeyi Özledim.
Iki metre kar yagan kislari Ici cesit cesit bal dolu tavalari Kazma kürek ile acilan yollari Yaz kis kaynayan kazanlari Özledim.
Gurbete gidenlere yapilan törenleri At üstünde giden gelinleri Kirlarda topladigimiz cilekleri Irmak islerinde gecen günleri Özledim.
Bayram yerindeki kalabaligi Tutmaya kiyamadigimiz alabaligi Ot, saman ile doldurulan samanligi Ciralar ile aydinlatan karanligi Özledim.
Nur yüzlü, ak sakalli ihtiyarlari Köydeki doktorlari baytarlari Hayvanlarin otlatildigi tarlalari Meyvesini tartamayip kirilan dallari Özledim.
Yollari senlendiren kagni arabalarini Gökdelen gibi yükselen bacalari Özü sözü dogru, gercek hocalari Es dost icin cekilen kahirlari Özledim.
Üc dershanelik ilk okulu Her ögün yenilen yogurdu Bayram harcligi aldigim ilk onlugu Ordunun sirin ilcesi Kumru Seni özledim.
Yagmur ve su Akar anli sanli, güldür güldür Temizler gectigi yeri, siler süpürür Istedigi yere acar kolunu, hürmü hür Denizleri doldurur, gemileri yüzdürür
Ekmegin hamurunu yogurtturur Cömerttir, ovalari vadileri doyurur Hassastir, akarken bile uyur Azginlasir bulanir, sakinlesir durulur
Bir damlasi icin inilir topragin derinlerine Akar cömertce susamis beyinlere Gelin olur evlenir toprakla, celikle Yücedir, akar gider enginlere
Rahmet olur yagar, besler topragin özünü Bir seferde temizler bütün yeryüzünü Toprakla birlestigi muhtesem dügünü Hisseder insan, kapatsada gözünü
Hasret Essiz yesil, büyüleyici manzara Beynime cizdim resmini Her geldiginde aklima Bakar gideririm hasretimi
Bazen yürürüm yollarinda Hic sikilmadan yorulmadan Karsilasirim nice insanlarla El sallarlar bana tarlalardan
Ne zaman bir tufan esse Kacar sana siginirim Senin basinada bir hal gelse Dört elle yardima kosarim
Ayri kalalim istemezdik elbet Kader bu, hep birlikte olamayiz Fakat duysun bütün millet Birdaha kavusursak ayrilamayiz
Yerlere yatip öpecegim seni Sakin bana hayir deme Bir türlü doyamadigim sevgili Sana dogru kosuyorum, beni bekle
Araya girerse asilmaz bir engel Yalanci diye bana kizma sakin Olurda eser ise bir kara yel Gelir gecer, ama senin dik dursun basin
Almanyada 40. Yil Kirk yil oldu biz geleli, bak yaslandik Terledik, yorulduk, ezildik, hep dislandik Memleketten iyi, kötü haberler aldik Sari öküzün hayaliyle buralarda kaldik
Bizi kiniyor simdi cogu gencler Sanki onlar icin nasirlanmamismi bu eller Her yanimiz agrir oldu, gecmiyor günler Neler görmedikki buralarda bizler
Hasret duman duman yakar icimi Simdiki genclik bilmiyor gecimi Cok zor iyi bir gelin, damat secimi Duvarda soldu bak babamin son resmi
Evlerimiz oldu, arabalarimiz oldu Halimizi sadece isi düsenler sordu Bahar aylarinda yemyesil olur Ordu Akrabaya yardim oldu, vatan borcu
Ruhumu oksar, memleketimin dereleri hala Izin mevsimine cok aylar var daha Bekliyorlar hep amca, dayi, teyze, hala Gözümde tüter hep es, dost, akraba
Emekli olmaya daha yillar var Sikilmaya basladik artik, her yer cok dar Herkesi suya kandiran o bizim pinar Insallah benim icinde bir gün akar
Yürüdük yürüdük bitirmedik yollari Cürüdü cigerlerimiz, viran oldu gönül baglari Selamlaya selamlaya hanlari, konaklari Yüce daglari asariz bulmak icin vatani
Fizmeli Mehmet
Bakir tasla icerdi suyunu Kimse bilmezdi huyunu Kendine görekanunu Oynanacak son oyunu Yazmak isterdi, Fizmeli Mehmet
Gülenlerle gülmek Ipek degil keten gömlek Dogru yolda yürümek Fizmenin kucaginda ölmek Isterdi, Fizmeli Mehmet
Güzellikleri insanlarla Kursunlari düsmanlarla Baharlari kuslarla Yagmurlari toprakla Paylasmak, isterdi Fizmeli Mehmet
Zor olani arayip bulmak Bahcelerde findik toplamak Irmak kenarinda uyumak Ömür boyu okumak, Isterdi, Fizmeli Mehmet
Camurlu tasli yollarda yürümek Acikinca bir bazlama ekmek Güllükte yüzmek Bütün kirlara agac dikmek Isterdi Fizmeli Mehmet
Sevenlerin kavusmasini Savaslarin son bulmasini Günesin hic batmamasini Anasinin sardigi lahana dolmasini Isterdi, Fizmeli Mehmet
Adam gibi yasamayi En ileri asamayi Iyi günde kötü günde bulunmayi Her yerde sanli bayragi sallamayi Isterdi, Fizmeli Mehmet
Köyüm Otuz yil oldu ayrilali köyümden Hatiralari gitmez hic gözümden Her sefer köyüme giderken Damarlarim olur tiken tiken
Gül gibi buram buram kokar topragi Nur yüzlüdür genci ihtiyari Her yere yayilir cörek kokulari Taslidir, camurludur yollari
Bir irmak akar köyümün ortasindan Kaymaklar, sütler gelir yaylasindan Ayrilmak zor olur temiz havasindan Dumanlar tütmez olmus bacalarindan
Zakkum cicekleri kan verir yamaclara Lahanasi, findigi sifa dagitir hastalara Cocuklari hasrettir sekere pastaya, Köyüm, erkenden yatar uykuya
Cam, kestane kokuludur ahsap evleri Cok güzel olur yagli güresleri Asirliktir hep meseleri, gürgenleri Ay isigi ile aydinlanir köyümün geceleri
Gün olur fizmelinin hasretide biter Ömür dedigin nedirki, yasanir gecer On bes yasinda herkes sevdigini secer Köyümün topragi sadiktir, beni ister
Canavar Iste geliyor anadan dogma hayvan Bilmezmiki yollar buzlu ve kaygan Ne olur ayagini cekse biraz gazdan Ne sevk aliyor böyle asiri hizdan
O ne, acayip bir patlama sesi Yere serilmis zavalli anne, agliyor bebegi Dibinden kirilmis kocaman elektrik diregi Vicdanim, idamdir diyor, bunun geregi
Bak, ileride geliyor yine bir canavar Arabasinin icinde her cesit alkol var Hayati edecek yine birilerine dar Böyle ahlaksizlik hangi vicdana sigar
Inceledim canavarin boynuzu yok Ama hayvanca marifeti cok Nasihat istemiyor karni tok Insanligin yüz karasi, haberi yok
Canavarlar, kisa cevirdiler nice baharlari Gereksiz yere atarlar calimlari Ah, tam olarak verilse cezalari Kapatsalar bir yere, acik kalsa agizlari
Beni yapsalar bir kez icisleri bakani Canavarlarla doldururum ahirlari Canavar kurbanlarinin kahirlari Tasiriyor artik sabirlari
Dedem Birden bire hatirladim yine dedemi Düsersin diye tutardi ellerimi Gök gibi masmavi idi gözleri Dogrulugu, sevmeyi asilardi sözleri
Bak oglum der anlatirdi, yasadiklarini Ruslar almisti, Karsi, Ardahani Yemin etmislerdi, kurtarmak icin vatani Onlar yazmislardi Canakkaledeki destani
Amber kokardi sari sakallari Özenle cabalardi misirlari Onun karsisinda okul cocuklari Tarih dinlemek icin, sira olurlardi
Sagima düsmüstü, Horasanli Ali Cavus Kara Hasanin sol bacagi kopmus Erzurumda Nene Hatun cosmus Vatan icin ölmek derdi, cok hosmus
Herkes tarafindan sayilirdi hatiri Yüzelli kilo tasirdi katiri Baharda kuzularla dolardi ahiri Basi derde düsen, onu arardi
Agac kasikla yerdi yemegini Cok severdi misir ekmegini Insanin derdi kelegini Patates kuyusuna gömmeli
Dedem, doksaniki yasinda ayrildi bizden Toprak serptik mezarina, Karstan, Edirneden Ne zaman ak sakalli birini görsem Kursun gibi girersin kalbime, dedem
Dinle beni Bu sözler sana ey sevgili Biraz anla, biraz dinle beni Sitem edipte mahvetme günümü Baska sevenin varmi benim gibi
Kaslarini catma, oluyor kilic yarasi Sevmekle alinir hayatin tadi Gönlümün sultanisin, basimin taci Cilve yapipta cektirme bana aci
Hatirla, ömür boyu diye verdigin sözü Sular akmaz olur, kurur ise gözü Yeter söndür yüregimdeki közü Sevmek degilmi, hayatin özü
Bütün sevgileri yener kibir Senin arz etmen bana olur emir Bak degisiyor artik devir Ben pamuk oldum sen demir
Eger sabrim tasar ise birgün Mehmetsiz bilki sürünürsün Hatiri kalmaz yaninda ne dünün ne bugünün Ben kör olayim, sen bebegi ol gözümün
Dogum günün kutlu olsun
Yillar ne cabuk geciyor degilmi Bak ne günler gördün Sana hic doyamiyorumki Korkuyorum, büyürsün diye bir gün
Seninle konusmak, seninle gezmek Keyif veriyor insana Gecen zamana dur demek Gerekiyor, ara sira
Bazen, kizdigim anlar olur sana Ama hic kin tutamam Gezmeye gittiginde arkadaslarinla Sen gelinceye kadar uyuyamam
Bir yerim agriyor desen Korkarim, telasa girerim Derdine care olacagini bilsem Bütün zehirleri icerim
Bak yavrum, ömürler geciyor Geriye kalan sadece güzellik Iyi insanlar dogru yoluseciyor Zaten sende var bu özellik
Tesekkürler, bize verdigin mutluluga Gözün tok, ömrün uzun olsun Seninle cikariz her yolculuga Dogum günün kutlu olsun
Dost
Dün yolda gördüm Dostun birini, Dokundum omuzuna Birden cevirdi kafasini Hafiften gülümsedi Derin derin icini cekti
Ne haber dedim Yere bakarak sakin sakin Bilmiyormusun dedi, gercekten Biliyorum ama lakin Ne olacak kahretmeklen Sanki duyacakmi, o hain
Takma dedim kafana Gün gelir bunlarda gecer Umutla saril yarinlara Cektiklerin sana yeter Gidenin bakma yoluna Yerine gelir biri, girer
Ah Mehmet teselli verdin bana Ama bir türlü unutamiyorum Yaptiklari gelince aklima Uykularim kaciyor, yatamiyorum Tabancamdaki son kursunu ona Atayim diyorum, atamiyorum
Firtinada cocuk
Firtina basladi birden Sanki deniz bosaliyordu Bir baskaydi rüzgarin hirzi Önünü almis gidiyordu herseyi Hic böyle coskulu görmemistim Cocuklugumda yüzdügüm dereyi
Yirtik ayakkabilariyla cocuk Firtinadan kaciyordu Üc adimda bir, camura batiyor Ara sira duruyor Islandimi acaba diye Koltugundaki ekmege bakiyordu
Mahpsudaki babasini beklemekten Yorgun düsmüsdü anasi Af cikiyor haberini dinlerken Nasildi aglamisti ablasi Ilac alamamislardida Cerahat baglamisti yarasi
Sirilsiklam olmustu yagmurdan Ekmekleri birakti camin önüne Sokuldu hemen ocagin basina Uyumaya basladi, sicagi görünce Babasini görüyordu rüyasinda Gelecegim diyordu, ama belki ölünce
Gülbahar Üzerinde yirtik bir elbise Yürüyordu, hali perisan Etrafa bakmadan atladi denize Sonuc cikmadi, aramalardan
On dakikada doldu sahil Feryatlar yürek yakiyordu Dede, cahil diyordu, bu cahil Dalgiclar hala ariyordu
Daha onsekizindeydi Koklanmamis bir cicek Kimin aklina gelirdi Serefsizin birine, kurban gidecek
Cok sevmisti, Ahmetini Her gün mektuplar yazardi Üc gün önce alsaydi teskereyi Belki Gülbahar yasardi
Bahceye gitmisti, nane koparmaya Ardina takilmisti bir sapik Firsat birakmadan bagirmaya Emeline ulasmisti artik
Üc ay sonra yakaladilar Hicde insana benzemiyordu Havada ucusan taslar, sopalar Sapiga olan kini gösteriyordu
Gülüm Bir tane alabilmek icin yapragindan Ben senin tikenlerine sürünürüm Birazcik koklamak icin tomurcugundan Senin ugruna inanki ölürüm
Koparmaya kiyamam, solarsin diye elimde Al rengin resim oldu gözümde Dalindan koparmama gerek yokki seni Senin kokun sinmis benim icime
Baktikca sana artar benim ömrüm Seni koklatmaya razi olmaz gönlüm Inan bana seni kopartmaktan degil Seni koklayamamaktan ölürüm
Sevgiyi bilen sever seni deli gibi Nereden buldun bu büyüleyici rengi Gülümün bulunmaz dünyada rengi Fizmeli Mehmet gülün karsisinda egildi
Isyanim Isyanim kadere benim, Dostlara sözüm yok. Kimseden birsey istemedim, Gözümde, karnimda tok.
Deli gönül gelmezki hizaya, Cevirse herseyi tersine. Kirik kanatla gider fezaya, Kursun yemis gibi ensesine.
Her ipe güven olmuyor, Kirilabiliyor bir yerinden. Cigerlerim kan agliyor, Yara aldikca dost elinden.
Sasirdim artik gidecegim yeri, Günesim dogmaz oldu ufuktan. Omuzuma dokunacak bir dost eli, Ucurur beni mutluluktan.
Sisdim sigmaz oldum bedenime, Hani kaftan bicen terziler. Ben isyan ettikce kadere, Yardim edecek yerde, delirmis dediler.
Alem denilen bu güzellikler, Bizim icin yaratilmadimi. Kelepce denilen bilezikler, Kollarimiza takilmadimi.
Niye Fatsali bu isyan niye, Senin dostlarin yokmu. Iyi gününde en büyük sensin diye, Bagiranlara, simdi ne oldu
Kizim Nesen ile unutturdun bana Geceyi gündüzü Senin resmini çizmek için Dar gelir gökyüzü
Saçini taradiginda, çatlar aynalar Seninle birlikte bütün umutlar Bizim oldu, uçtuk sevinçten Buna sahittir, rüzgarlar, bulutlar
Kitaplar yazsam sigmazsin içine Seni görmek için, hergün hergece Kosarim deli gibi, hizli hizli Görünce seni, girerim sonsuz sevince
Okuluna giderken baska olur nazin Seni anlatir ince teli sazin Bir heyecanla gülersin yazin Ne kutsaldir seni tasiyan karin
Seni gülmezken gördügümde Yikilir dünyamin yarisi Bütün güzellikleri görürümde Gözümde tütmez, senden baskasi
Allah güldürsün, kaderini sonsuza dek Seni taniyanlar, hep sevecek Benim büyük askim diyecek Babacigin, seni hep sarilip öpecek
Malatya Yazihanda durup bakacaksin ovaya Bir saat sonra karsinda Malatya Insani sicak, havasi sicak Kayisi dallari girmis kolkola
Soguk sularini iceceksin bardak bardak Battalgazide tarihi kucaklamak Kanal boyunda sabaha kadar dolasmak Bana hep Malatyayi hatirlatacak
Akcadagin yollari genis, sanki havaalani Darendeye giderken gecersin dereleri, daglari Sana el sallar kayisi dallari Koyun kuzu doludur yaylalari
Gürpinar selalesinde serinlersin bol bol Oraya gider uzun bir toprak yol Kislari soguk olur takarlar kaskol Her yaslisi bir ögretmendir, her aile bir okul
Tarih kokar her yerde, her sokakta Ayranlar, caylar icilir parklarda Insanlari birakmazlar kimseyi yolda Seni görmeye, seni sevmeye doyulmaz Malatya
Sicak gecelerde yatarlar balkonlarda Lavas ekmekleri doludur firinlarda Cig köfteler yogrulur sofralarda Malatya, etrafin cevrilidir daglarla
Gelenek olmus kir gezileri Üc günde süslerler gelinleri Serin olur kerpic evleri Malatya, seni svmeyen delidir deli
Yigitleri binerler kiratlara Düsmana karsi gecerler saflara Seslerini duymasada Ankara Kendi kendini idare eder Malatya
Kayisinin tatlisina derler sekerpare Askerleri selam gönderir yare Ramazan toplari atilir, pare pare Malatya, sana kavusmaktir dertlerime care
Hürmet cok olur palaya Bibi derler halaya Yürüyerek giderler kazaya Malatya, hasretin oldu icinde yara
Seni anlatmaya yetmez bu siir Bahcelerini sular koskoca nehir Seni bir gören doymaz, bir daha gelir Malatya, hep kalacaksin degissede devir
Fizmeli Mehmet gitti Malatyaya seve seve Oturttular onu bas köseye Can kurban Malatyaya, can kurban kirveye Malatya, gönlümdesin, ciktin zirveye
Oglum Ilk göz agrimizsin sen bizim Deryalar kadar derin ve engin Umudu, nesesi oldun ailenin Tadina doyulmaz seni sevmenin
Onyedi yil sanki daha dün gibi Geceleri dinlerdik hep sesini Seni seyretmekten Gözlerimize, agrilar girerdi
Büyüdün, koskoca adam oldun Daha basindasin bu uzun yolun Olur her zaman huzurun Iyilerinden olur isen toplumun
Kücükleri sevecek büyükleri sayacaksin Iyiden kötüden pay alacaksin Baba malina hic güvenme sakin Kendi hayatini kendin kazanacaksin
Yürüyüsün bile gurur verir bize Düsmanlari getirmek icin dize Dostlari cikarmak icin dize Düsünmeden atlayacaksin denize
Hayal ederiz simdi hep o günü Bütün dostlarin geldigi dügünü Tutmalisin sende sözünü Bekliyoruz, mühendis olacagin günü
Seninle gurur duyar Seninle heyecanlaniriz Sana aci cektirecek kizin Aklina yanariz
Bizden sana nasihat, calis calis Yuvani kendin yap, karis karis Yenmeyede, yenilmeyede alis Kolay olmaz hic, hedefe varis
Gururlu olma, sev insanlari Kenara atma, oku kitaplari Yapma kötü olanlari Kime olmuski kötünün yarari
Gözünü ac, hedefe emin yürü Zararlidir ickinin, kumarin her türü sen coban bir yerlerede biz oluruz sana sürü
Rüya Güllerle süslü sahane bir bahce Gündüzleri kiskandiran, mehtapli bir gece Ömrümde duydugum, en güzel kelime Terlemisim, bende seviyorum deyince
Daldim, akasyalarla taclanmis bir yola Derin koklamak icin verdim bir mola Birdenbire bu da ne hayrola Iki metre zipladi, sarildi boynuma
Tuttu ellerimi, bir daha dedi hic birakmam Seni buldumya baska seyler aramam Sensiz bosa gecti bunca zaman Asksiz yasammi? Koskoca yalan
Elele ilerledik akasyali yolda Yolun ucunda rastladik ac bir kurda Korkudan sasirdim, bir ayagim kaldi cukurda Yasamaya yeni basladik ne olur bize dokunma
Bakti bakti, gözleri yasardi Kovayi doldursam tasardi Bakin dedi, su karsiki dagin ardi Orada hep sevenler yasardi
Gel dedik birlikte gidelim oraya Sarkilar söyleyerek yine düstük yola Sallana sallana, koklasa koklasa Gök gürledi uyandim, yazik bitti tatli rüya
Seni sevdim
Ben rakiyi susuz icerim Icer icer, kendimden gecerim Gündüzüm oldu artik gecelerim Sayikladikca heceledigim Tek sey sevdigim sensin
Umutsuzluga düsüp sikilirsa canim Sararipta dökülen yapraklari sayarim Gün gelirde kurursa ask pinarim Ölürcesine hep seni ararim Gecen ömüre degil,ayriliga yanarim
Martilarin denizlerdeki dizilisi Güllerin biribirine göz edisi Gönlümün derin seslenisi Bana tek seyi ögretti Ölünceye kadar,seni sevmeyi
Bulutlar gecin gidin önümden Namertim dönersem sözümden Kiskanirim seni iki gözümden Sende seversen beni,gönülden Bilki korkum olmaz ölümden
Sevgiliye Yine umutsuz bir günde Günes buseler gönderiyordu bana Sana kavusmadan öldügümde Dünya dar gelecek sana
Ne o gözler kalbimi durduracak Selviler yarim kalir yaninda Idam sehbami kurduracak Senden baskasi olmadi hayatimda
Basim agriyor basim Onsekizinde döküldü saçim Ariyorum seni, bulamiyorum, açim Bu arayisa susadim, muhtacim
Adini yazsam Everest tepesine Bin kursun atsam bedenime Yinede senden vazgeçemem Yaniyorum, ama su versen içemem
Kivilcimlar uçusur gözlerimin önünde Ölüncemi duracaksin sözünde Kirk yillik atesin közünde Yakacagim kendimi, gözünün önünde
Sahitlik edecek bil, askima mahser Fayda etmiyor yarama nester Ne olur, gönlüne kulak verde bir sefer Kendin gelme, rüyalarima gir yeter
Sevin
Kine nefrete kalbimde yer yok benim Hep sevdadan baristan yanayim Güzel olan herseyi severim Iyiliklere,güzelliklere hastayim
Isterim herkes sevsin sevilsin Kenetlensinler biribirlerine Kötülükler yok olsun bitsin Batsinlar okyanuslarin diplerine
Dedikodular söylenmesin Dagilmasin nice yuvalar Kalpler küflenmesin Aglamasin artik analar
Barikatlari kaldirin sevenlerin önünden Yeni yuvalara sizde harc koyun Pismanlik duymazsiniz ömürden Biterse hayat denilen oyun
Acilari sevincleri paylasin Hayat sevince güzel degilmi Kime yarari var kirli savasin Kurbanlari insan degilmi
Sevenler kavussun biribirlerine Bebeklerle senlensin dünya Sahip cikalim genclige Onlarla gerceklesecek bu rüya
Sevincliyim bugün
Cok sevincliyim bugün Damarlarim sanki selale Gözlerim yasardi heyecandan Sarilmak istiyorum, önüme gelene
Duydugum en güzel ses Aglayarak selamladi beni Her yani yumusacik Kar tanesinden beyazdi teni
Nerede oldugunu soruyordu Saskin saskin, saga sola dönerek Insallah kaderi güler her zaman Yasar, sevilerek severek
Annesi saskindi, sevincliydi Dahada güzel olmustu Haberi duyan bütün dostlar Hastaneye kosustu
Adini bilmemki ne vermeli Önce kitaplarami bakalim Eniyisi hemen unutmadan Bu tarihi kalbimize yazalim
Bugün dünya umurumda degil Hic kimseyede kizamam En büyük ikramiyeyi kazansamda Ondan artik ayrilamam
Sarilmak öpmek istiyorum seni Dünyamizi renklendirdin Evlat hasretiyle yananlarin Mevlam gönlüne göre versin
Umutsuz Gözlerini kapatma Beynindekileri silemezsin Bos hayallere kapilipda Herseyi terk edip gidemezsin
Amacin yalniz yasamaksa Ne güne durur daglar Hatiralar gözümde canlaninca Dayanamaz, yüregin aglar
Belkide cok ince ruhlusun Firtinalara dur diyemezsin Konusurken bayagi coskulusun Ama göz yaslarini silemezsin
Ne ufkun kaldi ne mehtabin Hep sana yüz cevirdiler Can ciger bildigin dostlarin Caktirmadan hancerlediler
Rüzgarin önünde toz olsan Ucsan denizin üstüne Alip, bicagi kalbine saplasan Kimse cikarmi ki önüne
Bosunami bu dünyanin kahri Amacin yokmu senin Kaybetme umudu, sabri Belki seninde cikar sevenin
Yalniz ve umutsuz Tükendigi anda bütün umutlarin Daldim arasina bulutlarin Haykirisini duydum rüzgarin Faydasi yok diyordu isyanin
Bos gözlerle baktim etrafa Imdadima yetisti bir sigara Bir zamanlar bendede vardi para Sagim solum doluydu dostlarla
Dostlarim, terk ettiler birer birer beni Yikildi ocagim kalmadi düzeni Yillarca aradim bütün alemi Bulamadim karsiliksiz seveni
Bazen ararim cocuklugumu Tasa doldururdum yogurdu Arabam olurdu teneke kutu Kuzuma verirdim, bir tutam otu
Cile, isdirap neden hep beni buluyor Takatim kalmadi, rengim soluyor Hareket edemiyorum, kanim donuyor Yasamaktan biktim, beni yoruyor
Kuslar gibi ucsam, olsam hür Acaba karsi dagin ardi düzmüdür Bundan sonra benim icin ömür Bilmemki baharmidir, güzmüdür
Gülün halime, sanki ne olacak Her acan cicek, günü gelince solacak Belkide acmadan dalindan koparilacak Ama bu dünya ne fizmeliye ne size kalacak
Yollar
Kivrim kivrim olur bazen Götürür seni, daglarin yamaclarina Her gün cikarsin yeniden Atilmak icin yarin kollarina
Yollar, yorar insani yürüdükce Her zaman aydinliga cikmaz Dönmek istersin zoru gürünce Ama yollar birakmaz
Umutsuzlari alir götürür uzaklara Dönüp arkalarina bile bakamazlar Arasira düserler tuzaklara Kacmak isterler, kacamazlar
Bazilarini götürür ekin tarlalarina Ac, sefil kalmasinlar diye Bazilarinida götürür zevke, sefaya Yollar, bu haksizlik niye
Karadan, denizden, havadan Yollar, artik cogaldilar Bir yolculuk cikti, derken aradan Yeni yolculuklar baslarlar
Hasret cekenler, bakar yoluna Gitmek istersin, gidemezsin Sonunda binince, dört kisinin omuzuna Dönmek istersin dönemezsin
Derindeyim
Bazen güldüm bazen agladim Hep ayni satirlari karaladim Sesimi duyanlari hic bulamadim Anlatmak istediklerimi anlatamadim
Öyle daldimki derinlere Bilmem cikarmiyim enginlere Ulasmak istedikce zirveye Takiliyorum dostlarin engeline
Dogan günes cefa veriyor bana Basimi karanliklara soksamda Kacamaz oldum uzaklara Elveda demek istiyorum, dostlara
Vurun bana vurun, hemen ezileyim Nüfus kayitlarindan silineyim Viran olmus bir hazineyim Bundan sonra kimlere güveneyim
Alip basimi ciksam daglara Bahar gelirmi bizim baglara Hic kimseyi istemem yanimda Tuz bastilar yaralarima
Uyanin Yillardir ugrunda calistiginiz Hep daha fazlasini aradiginiz Ugrunda uykusuz kaldiginiz Önünüze döküpte sayamadiginiz Su para hirsindan uyanin Hasret cektirir, kahir cektirir Umut ektirir, cile bictirir Haset cektirir, kin besletir Sasirtir insanligi unutturur Su para hirsindan uyanin
Layik olmayaninda, öptürür elini Konusmak istersin susturur dilini Kalibina güvenme büktürür belini Hayir icin veremezsin, düsündürür seni Su para hirsindan uyanin
Dini, imani, töreyi, vatani unutturur Seni köle yapar, pesinden kosturur Faiz getirdikce, insani costurur Kardesi kardese vurdurur Su para hirsindan uyanin
Arabanin en güzeline bindirir Mal mülk sahibi edindirir Sokarsin cebine, dünyayi gezdirir Güclüdür, merti namerde ezdirir Su para hirsindan uyanin
Para hirsiyla kopmussun dünyadan Oglunu gider alirsin karakoldan Kizin eve gelmez sorarsin okuldan Haberin olmaz anadan babadan Su para hirsindan uyanin
Cebine her dolduran kendini adam sanir Bulamayanlara dünya olur bir ahir Ellerinin ici, ayaklarinin alti nasir Belli etmez yinede sac boyatir Su para hirsindan uyanin
Baska sey konusulmaz oldu, paradan baska Nereden yakalandiniz bu vefasiz aska Görünce saldirirsiniz iki basla Iki kus vurmak adet olmus bir tasla Su para hirsindan uyanin
Para hirsiyla gececek ömür nihayet Tecelli edince ilahi adalet Kabul olunmazki paradan vekalet Sana yardim edemezki kalan servet Su para hirsindan uyanin
Koca Abdullah
Bir tas corbayi Üc kisiyle bölüsürdü Sinirlerini tutamaz Az bir seyden dögüsürdü
Yer sallanirdi, o yürürken Ama ciceklerin haberi olmazdi Onun oturdugu yerlere Kuslar dahi konmazdi
Gözünü diktigi hedefin Vay basina gelenlere Hediyeler gönderirdi Fakirlere, yetimlere
At kostururdu bozkirlarda Bazen rüzgara karsi yarisirdi Eskiyalari vurunca Bütün Corum sasirdi
Bütün bir kuzuyu Bir oturusta yerdi Neyi var nesi yok, herseyini Köydeki üc garibana verdi
Bir yillik odununu Iki günde keserdi Gelen ormancilarin atlarini Birer yumrukta devirdi
Onu her görüslerinde Ellerini öperdi cocuklar Adam kiliginda iki cahil Koca Abdullaha pusu kurdular
Yüz Karasi
Su hale, görünüse bak Lagim faresi gibi miskin Birde yüzüne bakana siritiyor Domuz delisi gibi piskin
Utanma duygusu insandan gelir Para ile alinmaz Bilemezmisin ey ahlaksiz Insanlarin haysiyeti calinamaz
Kan bürümüs gözlerini, vampir gibi Parmak giriyor dislerinin arasindan Alin teriyle calisan insanlarin Niye haset cekersin parasindan
Belikde hic helal süt emmemis Insanliktanda almamis nasibini Hep bos seyleri konusur Kulaklarim agrir, duyunca sesini
Ukalanin alasi, alay eder insanlarla Inancsiz, bilmez harami helali Ama cok yakin, oturunca kalkamayacak Yiyince ensesine Osmanli tokati
Kirik resim
Kitaplarin arasinda kirik bir resim Almak istedigimde, titredi ellerim Cocuklugumdan kalan kagit parcasi Bütün anilarimi destin benim
Otuz yil sonra ciktin karsima Gözlerim takildi saclarima Beni eski yillara gönderdin Acaba rastlarmiyim ilk askima
Eski günler ne kadar güzeldi Yoksulluk vardi, ama yüzler gülerdi Yalanciliklar düsmanliklar olmazdi Kulak güzeli duyar, dil dogruyu söylerdi
Baktikca sana derin maziye daldim Kabak Aliyi, Korucu Mehmedi aradim Daldikca daldim derinliklere Acaba cocuklugumami doyamadim
Haykiris
Efkarliyim, efkarliyim Ne aciyim ne tatliyim Herseye bosverdim Gönülden yaraliyim
Sitemler yagmur olur, yagar basima Katik istemem cig asima Ne olur beni yalniz birakin Dalayim, derelerin akisina
Bittim, elim ayagim tutmaz Ölecek hasta ilacini yutmaz Suni güzelliklerden biktim Yasadiklarim hic unutulmaz
Dedektör oldum hep ararim Mutlu gecen günleri sayarim Yillarca ugrastim, hep bosuna Gülemiyorum, aglarim
Beni anam bile anlayamadi Yaralarim kapanmadi, kanadi Seni seviyoruz diyen dostlar Cigerlerime hancerler sapladi
Birakin cilemi, cilesiz cekeyim Sanki yolun ortasinda tepeyim Cekilin, yalnizlik istiyorum Son isyanim icin nöbetteyim
Hayati seveceksin
Bosvermekle olmaz bu is Yasamayi seveceksin Gün gelir bunlarda gecer deyip Yarinindan ümitleneceksin
Gördügün her türlü rüyanin Tesirinde kalmayacaksin Sanki hic ölmeyecekmis gibi Yasamaya calisacaksin
Acilara dayanamayip aglasanda Göz yaslarini gizleyeceksin Civil civil cocuklara bakip Ara sira sende neseleneceksin
Türlü olaylar gelince basina Bosver sana kazik atanlari Ararsan elbette bulursun Senide sevecek dostlari
Bak söyle sagina soluna Necat, Abdullah, Mehmet Her dogum gününde Cicek getirirler, demet demet
Konus bu dostlarla tartis Dök icinde ne varsa Hayati seveceksin Seni seven dostlarin varsa
Bayramlar
Gecmiyor derken günler aylar Ard arda gelir bayramlar Arsa yükselirken dualar Kerpic gibi kizarir baklavalar
Kimileri yolunu gözler kücüklerin Kimileri gönlünü alir sevdiklerinin Kimileri hasretini ceker bir lokma etin Kimileri nöbettedir, ibresini gözler saatin
Gözler vardir yorgundur gözlemekten Yürekler vardir yaniktir özlemekten Dertli dertli türküleri söylemekten, Gelirler belki diye beklemekten
Kapilar vardir hic acani olmaz Gönüller vardir sevmeye doymaz Insan oldugu yastada kalmaz Bilin, anadan babadan hesap sorulmaz
Darginlar durmasin barissin Yardim yapmak isteyenler yarissin Ananin babanin yaninda daha bir karissin Örnek ol, cocuklarinda senin gibi alissin
Unutma dünyadan göcüp gidenleri Fatihalarla isiklandir kabirleri Sende iceceksin elbet, ecel serbetini Belki bir bayram ileri belki bir bayram geri
Sevgili halama
Yel vurdu Eriyor, siradaglardaki karlar Nasil kader bu Yürekler yanar, gözler aglar
Bilseydik, Basimiza tac yapmazmiydik seni Hep sevdik Acelen neydi, biraktin bizi
Bir kis günü, Cörek kokulari kesildi birden Ailemizin son büyügü Ne kadar inceydi, kolan dokurken
Kücükken ceplerimizi Findikla, cevizle dolduran halamiz Elbet silecegiz gözlerimizi Ama seni hic unutmayacagiz
Haberler salindi Yakinlara, uzaklara Keske yalan olsaydi Kavussak idik, baharda, yazda
Firtinalar bulutlar Yine icimizi karartiyor Birden yok oluyor umutlar Aylar, günesler batiyor
|